MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2011/225-2012/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından Avukat Mesleki Sorumluluk Sigortasıyla sigortalı olduğunu, müvekkili dava dışı Sümer Holding A.Ş.'nin vekilliğini yaptığı sırada bir davada zamanaşımı def'inde bulunmaması nedeniyle Sümer Holding hakkındaki tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, karar kesinleşmeden müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilince herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalıya ihbarda bulunmasına rağmen davalının davaya iştirak etmediğini herhangi bir ödemede de bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 169.000,00 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini toplam 182.749,82 TL'ye çıkartarak, 169.000,00 TL'nin Sümerbank Holding'e ait Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2882 E.sayılı icra dosyasına, 13.749,82 TL'nin Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi'ne ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta poliçesi yaptırırken rizikoyu bildiğini, bu nedenle rizikonun teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında aktedilen sigorta sözleşmesi ile "önceden yapılmış veya hali hazırdaki bir talep veya bir talebe neden olabilecek herhangi bir durumun poliçe başlangıç tarihinden itibaren sigortalı tarafından makul olarak bilindiği hallerin" istisna haller içinde kalacağı ve sigorta poliçesi teminatına dâhil edilmeyeceği hususunun kararlaştırıldığı, sigorta poliçesi akdedilmeden önce davacı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmadığından dava dışı Sümer Holding A.Ş tarafından rücu davası açılabileceğinin öngörebilir olduğu, tazminat isteminin sigorta sözleşmesindeki istisna haller kapsamında kaldığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy