MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2013 tarih ve 2012/951-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 2007 yılından önce davalı bankanın Yavuzlar şube müdürü olarak çalışan dava dışı ... isimli şahısla evli olduğunu, 05.05.2004 tarihinde kendi adına davalı bankanın ... Şubesine 76.500 TL havale geldiğini, eşinin de bu paranın kendi hesabına aktarıldığını bildirdiğini, uzunca bir dönem bölge müdürü olarak çalışan eşinin, evlilik hayatları boyunca banka hesapları konusunda personeli baskı altında tutarak kontrolü altına almış olduğundan personelinin hiçbir şekilde hesapları hakkında döküm ve bilgiyi kendisine vermediğini, 10.08.2007 tarihinde yazılı olarak bankaya başvuruda bulunduğunu, 05.09.2007 tarihinde mesai bitimine yakın kendisini Ziraat Bankası Küçüksaat şubesinden çağırdıklarını, şubede kendisini müfettiş olarak tanıtan kişinin verdiği evrakları imzaladığını, ancak parasının ödenmediğini, müfettiş olarak gelen kişinin de eşi ile irtibatlı olduğunu ve önceden planlanan bir senaryonun üzerinde tatbik edildiğini düşündüğünü, almadığı bir para için notere gidip ibra vermenin anlamsız olduğunu, bankadan para çekmediğini, ileri sürerek 76.500 TL alacağının tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 05.05.2004 tarihinde davacı adına gelen paranın aynı zamanda müvekkili banka çalışanı olan davacının o tarihteki eşi Faruk Demir tarafından çekilmesi ile ilgili olduğunu, fiil tarihinin 05.05.2004 olup davanın zamanaşımına uğradığını, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının bankaya 10.08.2007 tarihinde müracaatta bulunduğunu, ancak noterden ibraname vererek şikayetini geri aldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf davası ile, davalı bankanın Yavuzlar Şube Müdürlüğünü yapan dava dışı ... ile evli olduğunu, evliliği esnasında kendi adına bu bankaya yatırılan tüm paraların eşi tarafından hile ile başka hesaplara aktarıldığını, paraları almak için bankaya başvurulduğunda hile ve tehdit ile kendisinden noter ibranamesi alındığını beyan ederek alacağın tahsilini istediği, davacının hesabına yatan 76.500 TL parayı üç yıl boyunca hiç araştırmaksızın, 20.08.2007 tarihinde, (eşi ile olan 27.04.2007 tarihli boşanma davası açıldıktan 4 ay sonra) şikayet konusu yapması, bu şikayetini hem Cumhuriyet Savcılığı'ndan hem de müfettiş soruşturmasında geri aldıktan sonra, aradan geçen 5 yıllık bir sürenin sonunda tekrar ileri sürmesi, iddianın hukuken dinlenilebilirliğini ortadan kaldırdığı, BK 39. maddeye göre dava açma hakkı, hileyi öğrenmeden veya tehdidin ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıl olduğu, ibranamenin düzenlenme tarihi olan 05.09.2007 tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık bir süre geçtiği, taraflar arasında 3 yıl süren bir boşanma davası olduğu, davacıya 5 yıl boyunca tehdidin sürdüğünü kabul etmek mümkün olmadığı, boşanma davası 2010 yılı itibari ile kesinleşmekle, dava tarihine kadar yine 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğu, esasa girmeksizin davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy