MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2012 tarih ve 2012/15-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve diğer davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ şekil”, “”, “sahibinden” ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının “sözsahibinden” ibaresini, 35.,36, ve 38 sınıfta tescili için yaptığı başvuruya yapılan itirazın YİDK tarafından itiraza dayanak gösterilen müvekkilleri markaları ile başvuru konusu markanın benzer bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olduğunu, müvekkilinin sahibinden ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, davalı markasının tescili halinde tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı gibi davalı marakasının müvekkilinin seri markalarından olduğunun zannedileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, taraf markalarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının benzer olduğunu, ortalama dikkate sahip tüketicinin, taraf markalarının birbiriyle ilişkili olduğunu, bu markaların aynı firmaya ait bulunduğunu, bu markaları taşıyan hizmetleri sunan işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın olduğu düşüncesine kapılmaları olasılığının bulunduğu, bu nedenle taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, taraf markalarında bir kısım hizmet sınıfı yönünden aynı olduğu, ancak davacı markası tanınmış marka olduğundan, davalı başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı markası tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile diğer davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ve diğer davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ve diğer davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı TPE'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, davalı ...'ın 24,30 TL temyiz ilam harcını peşin yatırdığından yeniden alınmasına yer olmadığına, ancak alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden bu davalıdan alınmasına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy