MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/12/2012 tarih ve 2012/498-2012/535 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... . A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalılardan...A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin ... tarafından ...'a gönderilen akaryakıtın tamamının taşınması işini üstlendiğini, bu işin bir kısmını piyasadan temin ettiği araçlarla gerçekleştirdiğini, bu kapsamda davalı şirkete ait olan ve diğer davalıların sürücüsü olduğu araca ... dolum tesislerinde 24.000 kg akaryakıt yüklendiğini, yükün ...'a götürülmesi sırasında araçta yangın çıktığını, dorsenin yangından zarar görmediğini, mühürlerin sağlam olduğunu, araçta herhangi bir akıntı ve sızıntı olmadığı yönünde tutanak tanzim edildiğini, ithalatçı şirketin jandarmaya müracaatı üzerine yapılan incelemede araç içerisinde çok az miktarda yakıt kaldığının tespit edildiğini, yaklaşık 22.300 kg akaryakıtın çalındığını ileri sürerek, 30.000 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin düzenlenmediğini, olayla ilgili olarak herhangi bir tazminat ödemeyen ve hakkında dava açılmayan davacı şirketin rücu hakkının bulunmadığını, araçtaki malın çalındığı iddiasını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ...'den araçlarına doldurdukları akaryakıtı...'a götürmek için yola çıktıktan sonra araçta yangın meydana geldiğini, kendilerini zorlukla kurtardıklarını, ifade vermek için karakola gittikten sonra olay yerine döndüklerini, tankeri kontrol ettiklerinde mühürlerin sağlam olduklarını ve ön kapaktaki vidaların sökülerek yerine küçük vidaların takıldığını tespit ettiklerini, yapılan ölçümden 23.500 kg akaryakıtın çalındığının anlaşıldığını, haklarında herhangi bir cezai takibat yapılmadığını, kendilerinin kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davada, davacı vekili, aynı olay nedeniyle ilgili gümrük müdürlüğünce müvekkiline 30.536 TL gümrük vergisi ve resmi tahakkuk ettirildiğini ve bu bedelin müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, 30.536 TL'nin 02.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davalı şirket vekili ile diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davaya konu araçların davalı ... firması tarafından uzun süreli kiralandığı, C2 yetki belgesi kapsamında çalıştırıldığı, davalı ...'ın da araç sürücüsü olarak hasardan sorumlu olduğu, diğer davalının olayda sorumluluğunu gerektirecek sıfatı olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Ulus Nak. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı .... A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.236,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy