MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/270-2012/270 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati Haciz Talep Eden vekili, müvekkili bankadan borçlu ... Gıda Ltd. Şti. ve müteselsil kefil ...' nun 13.01.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, ödemelerin aksatılması üzerine ihtar gönderilerek kredi hesabının kat edildiğini, kat ihtarının borçluların kredi sözleşmesinde bildirdikleri adrese yapıldığını, alacağın muaccel olduğunu ileri sürerek, 67.253,56 TL alacaklarının tahsili için borçluların borca yeter miktarda malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, talep etmiştir.
Mahkemece, Genel Kredi Sözleşmelerinde alacağın hesabın katedilmesiyle muaccel hale geldiği, dosya içeriğinde ihtarname bulunsa da tebliğlerin yapılmamış olduğu, alacağın muacceliyeti hususunda bir kanaat oluşmadığı, gerekçesiyle İİK’nun 257 şartlarını taşımayan ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın muaccel olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür. Somut olayda taraflar arasındaki ilişki kredi sözleşmesinden doğmuş olup, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını muaccel kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ve kefile ihtarname ile duyurmak istemiş, ancak borçluve kefilin sözleşmede kendileri tarafından bildirilen adreste tanınmadığından, fiilen tebligat yapılamamıştır.
İİK'nun 68/b-1. maddesine göre, adres değişikliklerinin bildirilmemesi halinde hesap özetine ilişkin tebligat evrakının önceki adrese ulaşmasıyla tebligatın yapılmış sayılacağı yönündeki yasal düzenleme uyarınca hesap kat’ına ilişkin ihtarnamenin sözleşmede bildirilen adrese ulaşması suretiyle alacak, borçlu için muaccel hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durumda, alacağın muaccel hale geldiği ve nakdi nitelikte olduğu gözetilip, istemin dayanağı
belgeler de değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından bahisle istemin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy