MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2010/326-2011/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili ; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine 13.06.2004 tanzim ve 01.11.2004 vade tarihli kambiyo senedine dayanılarak 12.11.2004 tarihinde icra işleminin başlatıldığını, icra emrinin borçluya tebliğ edilemediğini, borçlunun adresi konusunda yaptıkları araştırmalardan sonuç alamayınca borçlu hakkındaki icra takibinin, takipsiz bırakıldığını, borçlunun adresi bulunduğunda 08.09.2008 tarihinde icra takip dosyasının yenilenerek 2008/7050 numarasını aldığını, borçluya 24.11.2009 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun 25.11.2009 tarihinde zaman aşımı nedeni ile takibin iptalini talep ettiğini, Denizli 3.icra hukuk mahkemesi'nin 2009/1140 E. 2010/ 125 K sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiğini, borçlunun borcu olmadığı veya senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir itirazının da olmadığını, borçlunun itirazı üzerine borcundan kurtulmasının borçlu yararına sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, davacının alacağının halen ödenmediğini, bu nedenle senet alacağı olan 10.000 TL'nin senet vade tarihi 01.11.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bu davayı açtığını, ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılacak davanın senedin zaman aşımına uğramasından sonra bir yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, bu sürenin de geçirildiğini savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 644 maddesine göre açılan ve davacının keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak talebini BK 66 maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde ileri sürmesi gerektiği, dava konusu bononun zaman aşımına uğradığı 12.11.2007 tarihinden itibaren 1 yıllık sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açma süresinin 12.11.2008 tarihinde dolduğu, eldeki davanın da 20.08.2010 tarihinde açıldığı, belirtilen nedenlerle davalının zamanaşımı def’inin yerinde olduğu gerekçesiyle zaman aşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy