MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 tarih ve 2011/261-2012/312 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.09.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler duruşmalı olarak okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullandığını, buna mukabil müşteri çek ve senetlerini bankaya verdiğini, diğer davacıların da kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, bankanın karşılığı olmayan kambiyo senetleri ile ilgili olarak olarak hukuki ve cezai işlem yapmayarak ihmali davranışta bulunduğunu, ödenmeyen çek ve senetlerle ilgili olarak bilgilendirilmediklerini, olay nedeniyle davacıların zararının oluştuğunu ileri sürerek, 50.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete kredi kullandırıldığını, bu kredinin kambiyo senedi ile teminatlandırıldığını, davacıların kredi kullanımı sırasında teminat açığını giderememeleri ve kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, tahsil edilemeyen çek ve senetlerle ilgili icra takibi yapıldığını, kredi sözleşmesinin 36. maddesi uyarınca bankanın sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesinin 36. maddesi uyarınca vadelerinde tahsil edilmeyen çek ve senetlerin nakit karşılığının ödenmesinin kredi kullanım koşulu olduğu, bankanın inançlı temlik cirosu ile devraldığı çekleri ibraz süresi içinde muhataba ibraz etmemesi halinde, senedi devredene karşı sorumlu bulunmayacağı, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında bankanın alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy