MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.01.2013 tarih ve 2011/231-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mobilya kulpları başta olmak üzere, mobilya aksesuarları imal edip satışını yaptığını, TPE nezdinde Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile tescil edilerek koruma altına alındığını, mobilya kulp tasarımı tasarımcıya geniş bir seçenek özgürlüğü tanıdığı halde davalı şirketin müvekkilinin tescilli davaya konu kulp tasarımlarını müvekkili şirketin iznini almaksızın üretip satışa sunduğunu, davalı işyerinde tespit yaptırıldığını, bu fillerin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini; ileri sürerek öncelikle bu fillerin durdurulması ve önlenmesinin sağlanması amacıyla davalının kataloğunda ve diğer tanıtım araçları ile yapılan tanıtımların kaldırılması, tecavüze konu ürünlerin imalatına yarayan kalıp ve makinelere el konulması, davalı elinde bulunan ürünlerin ve tecavüze konu tasarımların tanıtıldığı broşür ve katalogların toplatılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ayrıca tecavüzün giderilmesi ve 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi olmak üzere toplam 10.000 TL tazminata karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın dava konusu ürünlerden Y-459 kod nolu ürünü numune bazında üretip 2010 yılı kataloğuna koyduğunu ve bu ürünün satışını yaptığını, dava konusu diğer iki ürünle ilgili satışının olmadığını, dava konusu ürünlerin aynısı ve benzerinin yıllardır üretildiğini, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun görsel açıdan denetime elverişli olmadığını, davacı tasarımının yeni olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda davacıya ait tasarımla davalı ürünleri arasında benzerlik olsa da söz konusu sektör dikkate alındığında davalının ürünlerinin birden çok kapı koluna benzemesinin genel hatlarıyla mümkün olduğu, ancak bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere bilgilenmiş kullanıcı nazara alındığında davacıya ait tasarımla davalının ürünlerinin benzerliğinin belirgin düzeyde olmadığı, gerekçesi ile her ne kadar davacı taraf tecavüzün tespiti, men'i maddi manevi talepli dava açmışsa da davacıya ait tasarımla davalının kullandığı ürünler arasında belirgin bir benzerlik bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında ispat edilemediğinden davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy