MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/12/2012 tarih ve 2012/63-2012/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, işyerinde 24.12.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu 40.000-45.000 TL’lik perdelik kumaşın çalındığını, davalı ... şirketine müracaat edilmesine rağmen sigortacının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 10.000 TL’nin ihbar tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın gerçekleşme şekli ve itibariyle hırsızlık sigortası genel şartlarının 1/A maddesine göre teminat kapsamına girmediğini, zorlama izinin bulunmadığını, herhangi bir parmak izine rastlanmadığını, parmaklıkların bulunmadığı ve olanların da kolaylıkla çıkabilir mahiyette olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesinde hırsızlık olayları için demir parmaklıkla muhafaza altına alınması ön görüldüğü ancak bu parmaklıkların ne şekilde monte edileceğine (kaynak, asma, vs.) dair bir açıklık bulunmadığı, olay sonrası fotoğraflar incelendiğinde dış kapının keşif mahallinde de gözlemlendiği gibi demir parmaklıklı kapı ile muhafaza altına alındığı, sözleşmeye uygun şekilde parmaklıkla muhafaza işlemlerinin gerçekleştiği, sigorta teminat kapsamı içinde bulunan rizikonun gerçekleştiği 24/12/2005 tarihinden bir önceki gün 23/12/2005 günü itibariyle çalınan perdelik kumaşların bedelinin toplam bedelinin 40.150,00 TL olduğu, ancak davalının ıslah ile artırılan kısma yönelik zamanaşımı definin süresinde yapıldığı ve zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçeleriyle davanın 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne ve 26/12/2005 gününden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının ıslah yoluyla fazlaya ilişkin talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy