MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2013 tarih ve 2012/374-2013/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/14215 sayılı soruşturma dosyası kapsamında her iki şirket ortaklarının yetkili müdürleri ve personelinin bir kısmının 10/12/2010 tarihinde tutuklandıklarını, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/407 Esas sayılı dosyasının 19/08/2011 tarihli ilk celsesinde tahliye olduklarını, aynı soruşturma kapsamında hem şirketlerin hem de ortakların mal varlıklarına geniş kapsamlı el koyma kararı verildiğini, yapılan soruşturma kapsamında şirketin birçok defter ve evraklarına da el konduğunu, şirketlerin yönetimine kayyum atanmadığı için vekaleten işleri yönetecek kimse bulunmadığı ve acze düştükleri belirtilerek yapılan hacizler, muhafazalar, şirket binalarının tahliyeleri ve şirket çalışanlarının işten ayrılmaları sebebiyle şirket defterleri, belgeleri ve arşiv kayıtlarının kaybolduğunu, bu dava açılmasından yaklaşık dört beş gün önce ticari belgeleri yetkili makama sunma ihtiyacı doğduğundan ve arama yaptığında bir çok belgenin yerinde olmadığını farkettiklerini, ileri sürerek ticari defterler, kayıtlar ve belgeler hakkında zayi belgesi verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, şirket ortaklarının bir ceza davası sebebiyle ve halen kapsamlı ve külliyatlı evrakların bulunduğu ceza mahkemesindeki yargılama başında tutuklandıkları ve yaklaşık 8 ay sonra tahliye oldukları, tahliye tarihinin 19/08/2011 tarihi olduğu, el koyma kararlarında şirketin mal varlıkları ya da ortakların mal varlıkları bahse konu edildiği, ticari defter ve kayıtlara el koyma kararı bulunmadığı, kaldı ki; davacı şirket ortaklarının ve bir kısım yetkililerinin tutuklanması olgusundan bahsetmekle beraber şirket kayıtlarının muhafazasında özenli ve dikkatli olmak zorunda olduğu, öte yandan, mahkemelerince sonuçlandırılan 2010/182 Esas 2011/478 Karar sayılı davacısı Otingo Etiket davalısı Silah Dünyası Savunma San. Güv. Sis. Dan. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 06/07/2010 tarihinde açılan davada iş bu davanın davacısı olan Silah Dünyası Şirketi'nin ticari defterlerinin ve kayıtlarının ibrazı için süre verildiğinde defterleri ibraz edemediği, aynı el koyma iddiasından bahsettiği hatta ticari defterleri sunmak üzere ek süre talep ettiği, mahkemece ek süre verildiği halde kayıtları sunamadığı, Silah Dünyası Şirket vekilleri tarafından defterlerin nerede olduğu hususunda bilgileri bulunmadığı ve dolayısıyla defter ve kayıtların zayi olduğuna o tarih itibariyle vakıf oldukları, bahsi geçen kararın 20/10/2011 tarihinde verildiği gözetildiğinde işbu davada hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer şirket olan Garaj Doğa Sporları Şirketi'nin de Silah Dünyası Şirketi ile aynı merkezi ve işletme yerini kullandığı ve davacı vekilinin son celsedeki, her iki şirket defterlerinin aynı zamanda bulunmadığını tespit ettikleri yolundaki beyanı da gözetildiğinde, davacı Garaj Doğa Sporları Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının dahi Silah Dünyası Şirketi ile birlikte aynı zamanda bulunamadığına vakıf oldukları, gerekçesi ile yasanın öngördüğü hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy