MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2012 tarih ve 2010/710-2012/850 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı banka nezdindeki tüm kredi borçlarını ödeyerek kapttığını ve davalı bankaya hiç bir borcu kalmadığını, şirket yetkililerinin diğer bankalardan kredi başvurusunda bulunmak istediklerinde, davalı tarafından takibe alındıklarını, bu durumun Merkez Bankası Takip Kaydı sisteminde halen açık olduğunu ve bu nedenle kredi kullanamayacaklarını öğrendiklerini, davalı banka tarafından görünen takip kaydının sistemsel bir hatadan kaynaklandığının belirtildiğini, davacının ihtiyacı olan kredileri alamadığı için maddi açıdan, tüm bankalar ve ticari piyasalarda prestij kaybına uğradığı için manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek, 2.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Merkez Bankasında görünen 11/06/2009 tarihli takip kaydının sistemsel bir hatadan kaynaklandığını ve söz konusu hatanın 25/09/2009 tarihinde düzeltildiğini, dava konusu olayda davacının hiç bir hak kaybının oluşmadığını, maddi ve manevi tazminatın unsurlarının meydana gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının, davalının eylemi nedeniyle uğradığı maddi zararı ispatlayamadığı, ancak davalının eylemi nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmı ile ilgili istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 107,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy