MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2008 tarih ve 2007/99-2008/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2005/30277 sayılı ''Form By Laufen'' ibareli marka tescil başvurusuna müvekkiline ait 'FORM'' ibareli tanınmış markalar gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de, itirazın reddedildiğini, davalı marka başvurusunun müvekkili markaları ile iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, kötüniyet bulunduğunu belirterek YİDK kararının iptaline, davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, alınan karar ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı marka başvurusu ile davacı markalarının kapsadıkları emtiaların tamamen farklı oldukları, 556 sayılı KHK m. 8/1-b kapsamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğu kabul edilse dahi, başvuru kapsamındaki emtiaların davacının markaları kapsamında kalan gıda ürünleri ile tamamen ilgisiz bulunması, banyo ve mutfak malzemeleri veya inşaatta kullanılan ürünler ile bağlantı kurulması, bu yolla davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edilmesi veya tanınmışlığın zedelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy