MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2013 tarih ve 2012/3-2013/62 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2014 günü hazır bulunan davacılardan asil ..., davacılar vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ..., ... ve ...'nin 2003 yılından beri davalı bankanın ... Şubesi ile çalışmakla olduklarını, şube ile çalışma sırasında bir takım boş formların banka tarafından müvekkillerine imzalatıldığını, sorulduğunda bunların banka prosedürü olduğu cevabı verildiğini, 2009 yılına gelindiğinde bu evrakın normal banka evrakı olmadığının anlaşıldığını, zira bu tarihte müvekkillerinin ... Vergi Dairesine davet edildiğini, ...Şubesi'nde hesapları bulunduğu, bu hesaplardan elde edilen faiz gelirlerinin beyan edilmediği gerekçesiyle re'sen tarhiyat öncesi uzlaşmaya davet edildiklerini, bunun üzerine davalıya ... 1. Noterliği'nin 15/05/2009 tarihli ihtarnamesini keşide ettiklerini, ceza tahakkuku yapılması halinde bankaya rücu edileceğinin bildirildiğini, bankanın cevabi ihtarnamesi ile ... Şubesi'ndeki hesapların müvekkillerinin bilgisi dahilinde olduğu, faiz gelirlerinin mevzuat uyarınca kendiliğinden vergilendirilmesinin zorunlu olmadığının beyan edildiğini, müvekkillerinin gereksiz yere vergi cezası ödemek durumunda kaldıklarını ileri sürerek, ... için 64.415,66 TL, ... için 57.148,80 TL, ... İçin 82.794,85 TL maddi tazminat ile, manevi zararlarının giderilmesi bakımından her biri için 10.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ile davalı arasında Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, her birine farklı hesaplar açıldığını, söz konusu hesap sahipleri tarafından hesabın açıldığı tarihten sonra bankanın ... Şubesi'ne hitaben düzenlenen hesap açma formu ile hesaplarının bağlı bulunduğu bankanın ... Şubesi'ne başvurduklarını, başvuruların ... Şubesi'ne iletildiğini ve bu şubede davacılar adına hesaplar açıldığını, hesaplar açıldıktan sonra ... Şubesi'ne verilen talimatlar ile ...Şubesi'ne havale yapılmasını talep ettiğini, yapılan tüm işlemlerin davacıların talebi ile gerçekleşmiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların mevduat hesaplarındaki miktarlar ve HMK'nın 201. maddesi nazara alındığında, beyaza atılan imzada imzalayanın hukuki sonuçlara katlanmak durumunda olduğu, Bankalar Kanunu'nun 14 ve 60. maddeleri irdelendiğinde de, davalı bankanın ... Şubesi'nin 14. madde kapsamında kurul izniyle faaliyette bulunduğu, davalı bankanın ... Şubesi aracılığı ile davacıların yurt dışı şubeye hesap açma, havale gönderme, hesap kapatma talimatları vermelerinde aracılık ettiği, esasen gönderilen tutarların da bu şubedeki davacı hesaplarında mevcut olduğu gözetildiğinde işlemlerde aykırılık tespit edilemediği, yasal düzenlemede, davacıların, davalı bankanın ... Şubesi tarafından 2006-2007 yıllarında kendilerinden habersiz olarak mevduatlarının yurt dışı bankaya gönderildiği iddialarının kanıtlanamadığı, davacıların ... Şubesi nezdinde işlemlerinin sabit olup, dosyaya sunulu belgeler ve özellikle Gelirler Kontrolörlüğü'nce banka kayıtlarına dayanılarak hazırlanmış 2006 ve 2007 yıllarında her üç davacının; İşlem tarihleri/İşlem Tutarları/Faiz Geliri tutarları tabloları gözönüne alındığında, ek raporda detaylı incelenen mevzuat hükümlerine aykırılığın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy