MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2008/21-2009/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Nice Sınıflandırmasına göre 5.sınıfta yer alan "İnsan ve Hayvan Sağlığı İçin İlaçlar" sınıfında kullanılmak üzere tescil edilen 2004/44722 numaralı ... ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin marka tescilinden haberdar olmasına rağmen aynı ibareyi ürünleri üzerinde kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespit ve önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının marka haklarına tespit ve önlenmesine, relaxol markasının davalı tarafça ürünlerde ve tanıtım vasıtalarından silinmesine, hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak ilanına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 13.10.2011 tarihli kararında yazılı gerekçelerle onanarak kesinleşmiştir.
Davacı vekili,19.10.2012 tarihli dilekçe ile hüküm fıkrasının 1.bendinin “-Davacının marka haklarına tespit ve önlenmesine” şeklindeki ifade yerine “Davacının relaxol markasına ait marka haklarına davalı tarafından tecavüz edildiğinin tespit ve önlenmesine”şeklinde tavzihini talep etmiştir.
Mahkemece 27.12.2012 tarihli karar ile, 2008/21 Esas 2009/130 Karar sayılılı kesinleşen ilamının gerekçe kısmında davacının ... markasına tecavüzün tespit ve önlenmesine karar verildiği halde " tecavüzün" kelimesinin sehven maddi hata sebebi ile yazılmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy