MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 gün ve 2010/321-2011/190 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.01.2013 gün ve 2011/15487-2013/282 sayılı kararı aleyhinde davalı TPE vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin 14., 25., 35. ve 38. Sınıflarda "... +şekil" ibaresinin marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin başvuruya yaptığı itiraz üzerine TPE YİDK'nca itirazın kısmen kabul edilerek 25. ve 35. Sınıfların başvurudan çıkarıldığını, oysa her iki markanın iltibasa neden olabilecek derecede benzer olmadığını, görsel-işitsel benzerliğin bulunmadığını, bütünsel olarak da farklı olduklarını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının benzer olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı başvurusundaki esas unsurun "... " ibaresi olduğu, davacı başvurusunun önünde "LA" takısı mevcut ise de, "LA" takısının bir çok ülkede kelimenin önüne geçtiğinde o kelimeyi tamamlayan ibarelerden olması ve bu kullanımın ortalama tüketici tarafından bilinebilir olması nedeniyle önünde bulunduğu "... " sözcüğüne yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, davacı başvurusunun tescili halinde "... " markası ile karşılaşacak orta düzeydeki tüketicinin daha önceden davalıya ait "... ", "... " gibi markaları tanıyor olması halinde farklı bir marka ile karşı karşıya olduğunu anlasa bile bu markaların bir serisi gibi algılayabileceği ya da markalar arasında idari/işletmesel bağlantı kurabileceği, bu durumda 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı TPE vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPE vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı TPE'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy