Taraflar arasında görülen davada verilen 26/02/2013 tarih ve 2010/706-2013/103 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.09.2014 günü hazır bulunan davacı, davalılardanve ... vekili Av. ..., diğer davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 3568 Sayılı Yasa’ya göre denetleme raporu düzenleme yetkisinin bulunduğunu, davalı şirket ve yöneticilerinin a devrolunan İmar Bankası hakkında gerçek duruma aykırı rapor düzenlemeleri nedeniyle bankanın resmi kurumlara bildirmediği mevduattan dolayı zarar oluşmasından davalı şirket ve yöneticilerinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., ..., ... ve ... davanın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyelerinin şirket namına yapılan işlerden dolayı şahsen sorumlu olmayacaklarını, şirketin eylemi nedeni ile zarar meydana gelmiş ise zararın tazmininin ancak şirketten istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalılardan ve ... vekili, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, davalıların denetim görevine yerine getirirken bağımsız denetim standartları ile mevzuata uygun hareket ettiklerini, denetlemenin mevzuat ve genel kabul görmüş muhasebe genel ilkelerine uygunluk yönünden defter ve kayıtlar üzerinde yapıldığını, davalıların bilançoları tasdik yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalıların dava dıenetledikleri 31.01.2001-31.12.2001 ve 01.01.2002-30.9.2002 dönemlere ilişkin hazırladıkları raporunve buna ilişkin ikincil mevzuata uygun düzenlendiği, zararın oluşumunda davalıların bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy