MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/333-2013/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin 420.070 adet hissesine sahip ortakları olduğunu, 2011 yılına ilişkin 06.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının ertelendiğini ve 24.04.2012 tarihinde yapıldığını, 24.04.2012 tarihli toplantıda 3.maddede 2011 yılı bilançosu ile kar-zarar hesapları okunduktan sonra müvekkilleri tarafından gündeme madde ilavesi ile “özel denetçi tayini” hususunun önerildiğini, önergenin oy birliği ile kabul edildiğini ve öncelikle bu hususta karar verilmesi gerekirken, özel denetçi tayin edilmesine rağmen, denetçinin raporunu sunması beklenilmeden bilançonun görüşülmesine geçildiğini, oylandığını ve 420.070 red oyuna karşılık 3.779.895 oyla kabul edildiğini, ayrıca denetçi raporu beklenmeden yönetim ve denetim kurullarının da ibra edildiğini, yapılan toplantının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek 24.04.2012 tarihli toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.01.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında 24.04.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptalini istemiştir.
Davalı vekili, genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun bir şekilde yapıldığını, davacıların 2010 ve 2011 yılı faaliyet raporları ile bilançoya yaptıkları itirazlarının değerlendirilmesi için özel denetçi tayini isteklerinin kabul edildiğini, özel denetçi tarafından rapor düzenlenip verildikten sonra 05.07.2012 tarihinde gündemin belirlendiğini, genel kurul toplantısında da özel denetçinin hazırladığı raporun müzakere edilerek “raporun olumlu olduğuna ve kabul görmesine” oy çokluğu ile karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 348.maddesinde “son iki yıl içinde şirketin kuruluşuna veya idari işlemlere ilişkin bir suistimalin gerçekleştiğinin veya yasaya yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğinin ileri sürülmesi halinde, bu hususların ve bilançonun geçerliliğinin denetlenmesi amacıyla özel denetçi atanabileceği” hususunun düzenlendiği, 24.04.2012 tarihli toplantıda davacıların önergeleri üzerine gündeme özel denetçi tayini için madde ilave edildiği, ancak özel denetçi tarafından rapor düzenlenip sunulması beklenmeden bilançonun onaylandığı, bu konuda rapor düzenlemesi ve bu incelemenin sonucunda düzenlenecek rapora göre bilançonun ve yönetim ve denetim kurulu raporlarının genel kurulca onaylanıp onaylanmayacağı ve ibra hususunun değerlendirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gerekcesiyle davanın kabulüne davalı şirketin 24.04.2012 tarihli toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.