MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01...2010 gün ve 2008/330-2010/246 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.09.2012 gün ve 2010/16355-2012/13540 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... boyutlu çizim markasının 4. ve 34. sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescil başvurusunun davalı tarafından 556 sayılı KHK m. 7/1-a, c bendleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa aynı işaretin daha önce 1999 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, bu işaretin uzun bir süredir kullanıldığını, malın piyasada sürekli olarak kullanılması ve yoğun reklam çalışmaları ile tescile konu şeklin ayırtedicilik kazandığını, müvekkili ile ilişkilendirilir hale geldiğini belirterek ... kararının iptaline, dava konusu şeklin 4. ve 34. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuruda yer alan ve sıradan bir çakmak görüntüsünde olan şeklin tescili talep edilen mallar yönünden ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, başvurunun piyasada sıkça rastlanan bir çakmak görüntüsünde olup, 34 sınıfta yer alan çakmaklar için de tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, marka başvurusundaki işaretin 4. sınıftaki mallar yönünden vasıf bildiren bir şekil olmadığı, ancak 34. sınıftaki mallar yönünden vasıf bildirici nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy