MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.02.2013 tarih ve 2012/265-2013/102 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin 17.02.2004-16.06.2008 tarihleri arasında yöneticisi olduklarını, davalıların yönetim kurulunda görev yapmaya başladıkları zaman müvekkili şirketin en az 2.000.000 TL kumaş ve benzeri diğer tekstil ürünü ile en az 1.000.000 TL değerinde makine ve diğer üretim gereçlerine sahip olduğunu, ancak davalıların yönetim kuruluna seçilmelerinin ardından müvekkili şirketinin bütün mal varlığını yok ettiklerini, davalıların 16.06.2008 tarihli genel kurulda ibra edilmediklerini, davalılardan ...'ün yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen, şirket hisselerini ...'den alarak onun yerine geçtiğini ileri sürerek davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti ile şimdilik 20.000 TL'nin zararın oluştuğu 16.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davalı ... dışındaki davalılar yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, davalı ...'ün yönetim kurulu üyesi olmadığı için bu davalıya dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesine göre, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle müruruzamana uğrayacağı, davalılardan ..., ... ve ...'ün davacı şirketteki hisselerini 05/10/2004 tarihinde satarak ortaklıktan ayrıldıkları ve yönetimdeki görevlerinin sona erdiği, davalılardan ...'ün ise davacı şirketteki görevinin 2006 yılında sona erdiği, davalılardan ...'in davacı şirketteki hissesini 05/10/2004 tarihinde davalılardan ...'e satarak şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmış olduğu, yine davacı şirket ortaklarından ...
'nın yaptırmış olduğu delil tespitinde makinelerin şirket merkezinde bulunmadığını 13/12/2006 tarihi itibariyle bildiği, dava tarihinin 10/05/2012 olduğu, tespit tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davalıların zamanaşımı def'ilerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi uyarınca, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle müruruzamana uğrayacak olmasına ve davacı şirketin 16/06/2008 tarihli genel kurulundan itibaren 2 yıllık sürenin dava tarihine kadar dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy