MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2013 tarih ve 2012/488-2013/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka şubesi müşterisi olan müvekkilinin internet şifresinin 27-28.03.2007 tarihinde kırılarak toplam 8.670 TL'nin başka hesaplara aktarıldığını, gerekli güvenlik tedbirlerini almayan bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.670 TL'nin işlemin gerçekleştiği 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, meydana gelen olayda tüm kusurun davacının kendisinde olduğunu savunmuştur.
Mahkemece; Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülen davada davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizce; somut olaydaki işlemin TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunması nedeniyle davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden bahisle bozulmakla, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hesap sahibinin şahsi bilgisayarına yerleştirilen casus programlar aracılığıyla şifre bilgilerinin ele geçirilmiş olmasının bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, mevduat işlemlerinin internet ortamından yapılabilmesi için banka tarafından bu amaca dönük bir sistemin kurulmasının gerektiği, bu sistemin güvenliğinin aşılmasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 8.670 TL'nin (5.000 TL'si için 27.03.2007 tarihinden, 3.670 TL'si için 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 444,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.