MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2010/246-2012/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların ortağı oldukları yapı kooperatifi aracılığıyla toplu konut kredisi kullandıklarını, davacıların ...’nin 2008 yılının Temmuz-Ağustos aylarında borcun tamamını kapatmak isteyenlere tanıdığı indirimden yararlanmak için bankaca hesaplanan 4.500,00 TL ve 5.245,00 TL tutarındaki iki ayrı kredi miktarını 29.08.2008 tarihinde yatırmalarına rağmen şube müdürünün işlemi onaylamaması sebebiyle TOKİ hesabına geçmediğini, 12.09.2008 tarihinde davacılara iade edildiğini, müvekkillerinin erken ödemeye dayalı indirim imkanından yararlanamadıklarını, kredi şartları nedeniyle sigorta primi ödemek zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/910 Esas sayılı dosyasında açtıkları davada alınan bilirkişi raporunda toplam 14.420,22 TL alacaklı olduklarının belirlendiğini, o dosyada 1.000,00 TL talep ettiklerini ileri sürerek, 13.420,22 TL’nin temerrüt faziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davaya cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/910 Esas 2010/374 Karar sayılı kararına dayanak olan bilirkişi raporunda davacının davalıdan toplam 14.420,22 TL alacağının bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 13.420,22 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. .../...
Ancak, dava ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/910 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna istinaden bakiye kısım için açılmış ek dava olmakla, adı geçen dosyada alınan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmiştir. Davalı vekilince açılan ilk davada davacıların bankaya yatırdıkları bedellerin kendilerine nakden ödendiği savunulmuş, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı belirtilerek, yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınması istenmiştir. Eldeki dosyada ise taraflar arasında ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen davadaki cevap ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ayrıntılarıyla karşılanmamış, karar gerekçesinde açıklanmamıştır. Bu suretle; mahkemece, davacıların kullanmış oldukları toplu konut kredisi ile TOKİ'ye olan borç miktarının belirlenmesi, bocun tamamının ödenmek istenmesiyle erken ödeme yapılmış olsaydı davacıların borçlarının ne kadar olacağının tespiti, böylece davacıların zararının, iade varsa mahsup edilmek suretiyle belirlenmesi, böylece belirtilen savunma ve itirazları karşılayacak şekilde denetime elverişli yeni bir rapor alınıp sonucuna göre davalının sorumluluğu hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.