Taraflar arasında görülen davada verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/331-2012/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Adinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.05.2006 tarihinde posta tekeli dışında kalan gönderilerin dağıtımı hizmetlerinin yaptırılması işine ait ihale sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre işe başlama tarihinin 16.05.2006, işi bitirme tarihinin 31.12.2008 olup sözleşme süresinin sona erdiğini, sözleşme konusu işin gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini, buna rağmen müvekkili tarafından idareye teminat olarak verilen dava konusu teminat mektuplarının ihtara rağmen müvekkiline iade edilmediğini, teminat mektubunun alındığı bankalara faiz, komisyon vs. ödemeler yapmak zorunda kalındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere müvekkili şirketin davalı idareye vermiş olduğu13.09.2006 tarihli 17.714,30 TL bedelli, 05.02.2007 tarihli 5.000,00 TL bedelli, 05.2006 tarihli 101.664,00 TL bedelli teminat mektuplarının müvekkiline iade edilerek muazaranın giderilmesi ve işbu teminat mektuplarının bozulması tehlikesi nedeniyle hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek paraya çevrilmesinin önlenmesine, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere teminat mektuplarının süresinde iade edilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlarına karşılık şimdilik 8.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu teminat mektuplarının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7, 14. ve 18. maddelerine göre alındığını, teminat mektuplarının iadesi koşullarının sözleşmenin 15. maddesinde düzenlendiğini ve sözleşmenin 33 ve teknik şartnamenin 9. maddesindeki hükümler uyarınca işçilik haklarından, İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülüklerden davacı yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiğini, sözleşme kapsamında davacı şirket bünyesinde çalışan ve iş akitleri davacı şirket tarafından feshedilen bir kısım işçiler tarafından davacı ve asıl işveren sıfatıyla müvekkili de davalı olarak gösterilmek suretiyle kıdem, ihbar tazminatı, izin ve fazla çalışma ücretlerinin tahsili talepleri ile davalar açılmış olup bir kısmının halen devam ettiğinden teminat iadesi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 09.03.2010 tarih ve 2008/1357 esas 2010/227 karar sayılı ilamına istinaden esas sayılı takip dosyasının bulunduğu ve henüz sonuçlanmamış (işçilik alacağından kaynaklanan rücu davasının) olduğu da dikkate alınarak teminatın iadesi için aranan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy