MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2012 tarih ve 2011/458-2012/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Hazine Müsteşarlığının verdiği teşvik/yatırım belgesine dayanılarak davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş'den kredi alındığını, karşılığında bir taşınmazın ipotek verildiğini, 2001 yılında kredi borcunun ödenmesine ve müteaddit taleplerine rağmen teşvik/yatırım belgesinin iptal edilmediği gerekçesiyle ipoteğin 09.03.2010 tarihine kadar kaldırılmadığını, bu süre zarfında yapılan kredi ve ipotekli tesisin kiralanması girişimlerinden ipotek nedeniyle sonuç alınamadığını, tesisin eklentisi niteliğindeki dükkanların rayicinin altında satılmak zorunda kalındığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine Müsteşarlığı vekili, davacının şirket adına dava açamayacağını, idare mahkemelerinin görevli olduğunu, ipoteğin terkini hususunda müvekkilinin bir yetkisinin olamayacağını, davacının yükümünde olan yatırım tamamlama vizesi ve ihracat taahhüdü şartını yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. vekili, müvekkilinin davacıya değil Merhaba Otelcilik Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye kredi kullandırttığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ipoteğin fekki için yatırım teşvik belgesinin tamamlama vizesi ile ihracat taahhüdünün yerine getirilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin teşvik kapsamında kredi kullandırırken muafiyet ve istisnaları vergi dairesine bildirdiğini, şirketin belgeyi kapatmaması ve ihracat taahhüdünü yerine getirmemesi halinde belge kapsamında uygulanan muafiyet ve istisnaların müvekkilinden tahsil edileceğini, bu çerçevede ancak teşvike konu muafiyet ve istisnalar vergi dairesine ödendikten sonra ipoteğin kaldırıldığını, teminatın geç iade edilmesinin sebebinin şirketin kredi
kullandırılmasına esas teşvik belgesini kapatmaması ve ihracat taahhüdünü yerine getirmemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, düzenlenen kredi sözleşmesinin teminatı olarak davacıya ait gayrimenkulün tapu kaydına ipotek şerhi konulduğu, Hazine Müsteşarlığı'nın davacıya turizm teşvik belgesi verdiği, belgenin 26.01.1995 tarihinde iptal edildiği, teşvik belgesi sehven iptal edildiğinden iptal şerhinin terkin edildiği, muafiyet ve istisnaların ... Vergi Dairesi'ne ödemesi hususunun yazı üzerine anılan tahsilatın yapılmasından sonra ipoteğin fekkedildiği, bu bağlamda iddia edilen zararın oluşumunda davalılara kusur atfedilmeyeceği gerekçesiyle davanın Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Kalkınma Bankası A.Ş. açısından esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy