MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2012 tarih ve 2011/497-2012/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortaklıktan ayrılması sırasında imzalanan protokol nedeniyle davalının ödenmesi gereken borç tutarının 42.750,00 TL olarak belirlendiğini, ancak bu borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibine girişildiğini, davalının protokoldeki imzaya itiraz etmemesine rağmen borca itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun icra takibine yönelik itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağa dayanak gösterilen protokolün davacı şirket ile şirketin eski ortağı davalı arasında, davalının ortaklıktan ayrılması sırasında borçların tasfiyesi ile ilgili olarak düzenlendiğini, bu protokolde davalının devir aldığı erkek yurdunun kiralayan ...'a olan birikmiş kira borcu, belediyeye olan su borcunun kalan kısmı ve davacı şirketin vergi borcunun tamamının ödenmesinin üstlenildiği, borçların devir alındığı, protokolün iç ilişkide sorumluluğu düzenlediğini, borçlardan alacaklılara karşı yine şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenle davalının davacı şirkete karşı bir borcunun olması için öncelikle söz konusu bu borçların davacı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak davacı şirket tarafından iç ilişkide rücuya konu olacak her hangi bir borç ödemesinin yapılmadığını, savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının protokol gereği davacı şirkete karşı bir borcunun doğması için öncelikle davalı tarafından ödenmesi üstlenilen toplam 42.750,00 TL tutarındaki borcun, davacı şirket tarafından alacaklılara ödenmesi gerektiği, davacı şirket tarafından iç ilişkide rücuya konu olabilecek davalıya ait her hangi bir borç ödemesi yapılmadığından takip tarihi itibarıyla davalıdan rücuan talep edebileceği bir alacağın da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy