MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2010/295-2011/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisleri ... ve ...'ın hissedarı bulundukları taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, satış sonrası murislerin hissesine isabet eden 47.558.812 (47,55) TL satış bedelinin, davalı bankaya devrolunan Emlak Bankası ... ... Şubesi'nde 1992 yılında izale-i şüyu satış memurluğunca murisler adına açılan hesaba yatırıldığını, hesapta bulunan paranın ödenmesi taleplerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, murislerin hesabına yatırılan (47,55) TL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihindeki karşılığının dava tarihinden itibaren, bu mümkün olmazsa (47,55) TL'nin hesaba yatırıldığı 09...1992 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, devralınan şubeden müvekkili bankaya intikal eden bir mevduat hesabı bulunmadığını, denkleştirici adalet ilkesinin uygulanamayacağını, savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma,toplanan kanıtlar benimsenen 27.01.2011 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın murislerin hesaplarında gerçekleştirdiği son işlem tarihinin 31...2001 olup, davanın bu tarihten itibaren ... yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, denkleştirici adalet ilkesine göre davacıların murislerinin hesabına yatırılan toplam (47,55) TL'nin dava tarihindeki karşılığının ....871,... TL olduğu, davacıların miras paylarına göre bu meblağı talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....871,... TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava,davacıların murisleri adına davalı banka nezdinde açılan hesaplara yatırılan paranın, denkleştirici adalet ilkesine göre bulunacak dava tarihindeki karşılığının, bu mümkün olmazsa yatırıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olup, bankaca yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacıların murislerinin paydaşı bulunduğu taşınmaz üzerindeki ortaklık satış suretiyle giderilmiş, satış gelirinden murislerin hisselerine isabet eden bedeller satış memurluğunca davalı bankaya devrolunan banka şubesinde murisler adına açılan vadesiz mevduat hesaplarına yatırılmıştır. Hesap sahiplerinin hesabın açıldığı tarihte hayatta olmadıkları, mirasçısı davacıların ise hesabın açılış tarihinden uzunca bir süre sonra ....06.2009 tarihinde bankaya müracaat ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı bankanın vadesiz mevduat hesabına yatırılan paranın çekilmesi için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı gibi, hesap sahibi veya haleflerinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu da bankaya yüklenemez. Öte yandan, murislere ait paranın davalı bankaya açılan hesaba yatırılması ve müracaatta bulunulmadığı müddetçe bu hesapta tutulması banka açısından başkasının mal varlığından haksız istifade olarak nitelendirilemez. Bu durumda somut uyuşmazlıkta denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması imkanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, banka kayıtları da incelenmek suretiyle hesabın açıldığı tarihten ihtar tarihine kadar bankaca yapılan kesintilerin usulüne uygun olup olmadığı araştırılıp, davacıların ihtar tarihinde hesapta ne kadar para varsa ancak bunu isteyebilecekleri gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulama imkanı bulunmayan denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen meblağa karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy