MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2011 gün ve 2009/80-2011/... sayılı kararı onayan Daire’nin ....2012 gün ve 2011/8548-2012/16188 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “”Logosoft” markasının 9, 35, 38 ve 42. sınıf yönünden tescili için yaptığa başvuruya müvekkilinin aynı sınıflarda tescilli “Logosoft” markasını gerekçe göstererek itiraz ettiğini, davalı ... tarafından 35, 38 ve 42. sınıflar yönünden itirazın kabul edildiğini ancak 9. sınıf yönünden red edildiğini, itirazları üzerine ise ...'nın “veri işlem amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları” hariç 9. sınıf yönünden tescilin devamına karar verdiğini, ...'nin incelemeyi sadece müvekkilinin Logosoft markası açısından yaptığını, ancak “Logo” ibaresi ile başlayan seri markalarının tanınmış olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, ... ... kararının iptalini, davalı şirket markasının 9. sınıfta yer alan tüm ürünler bakımından reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı adına “Logosoft” markasının 1997 yılından bu yana tescilli olduğunu, anılan tescil kapsamında yer alan emtialar için kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı markasının 1997 yılından bu yana korunuyor olması ve bazı emtialar üzerinde müktesep hakkının bulunması, davalı markası ile davacı markalarının birebir aynı olmaması nedeniyle davacı markalarının tanınmış olmasının davalının tescilli markasından ... hakkına engel olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin ....2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili ile katılım yoluyla davalı şirket vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Davalı şirket vekilinin katılma yoluyla yaptığı karar düzeltme istemine gelince; karar düzeltmeye konu mahkeme kararının davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmediği, davacı vekili tarafından temyiz edilen kararın Dairemizce onandığı, bu durumda karar düzeltme isteminde bulunan davalı şirket yönünden mahkemece verilen karar kesinleşmiş olmakla kararı temyiz etmeyen taraf kesinleşmiş karara karşı karar düzeltme isteminde bulunamayacağından davalı şirket vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.