MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2011/212-2013/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı adına 2010/00812, 2010/05033 ve 2006/00393 sayılarla tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadığını, bu tasarımların harcıâlem olduğunu ve ayırt ediciliği bulunmadığını, tescil tarihlerinden çok önce kamuya sunulmuş tasarımlar olduğunu, müvekkilinin ve bir çok firmanın tasarım konusu ürünleri satmaması konusunda tehditlerde bulunarak kendi lehine tekel oluşturmaya çalıştığı ileri sürerek söz konusu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;her bir tasarım için ayrı dava açılması gerektiği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının davasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, tescilli olan tasarımların kendine özgü ve ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; endüstriyel tasarım tescilnin bir ürünün tamamını koruduğu, dosyaya sunulan katalogdan da görüleceği şekilde üzerinde hangi desen olursa olsun makosen ayakakbıların yıllardır üretilen anonimleşmiş ayakkabı tipi olduğu, tescil alınması anonim bir ürünü tekele almak amacı güdüldüğü gerekçesiyle davalı ... Ayakkabı İmalat San. Tic. Ltd. Şti. adına TPE nezdinde tescilli... sayılı tescilli tasarımın yenilenmeyerek 15/08/2011 tarihinde koruması bitmiş olduğundan bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı adına TPE nezdinde tescilli... sayı ile tescilli tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy