MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikir ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2013 tarih ve 2012/3-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, “...” ibaresinin ilk kez davacılar tarafından kullanılarak anılan ibareyi taşıyan ürünlerin satışının sürdürdüklerini, yüksek satış rakamlarına ulaşarak anılan ibareninin yurt içinde ve dışında maruf hale getirildiğini davalıların ise “...” ibareli markanın davacılara ait olduğunu bildiği halde markayı kötü niyetli olarak adlarına tescil ettirdiklerini ileri sürerek davalılar adına tescilli 2010/84110 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalıların bu markayı kullanımlarının men'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu markanın memleket hasreti ile söylenegelen bir slogandan ibaret olmakla spor kulübüyle bağdaştırılamayacağını, Trabzonlu olan müvekkillerinin slogan şeklinde kullanılan dava konusu ibareyi kendi faaliyet alanlarında ticarileştirmek amacıyla tescil ettirdiklerini, kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların "..." ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi anlamında öncelik hakkına sahip olduğu, anılan ibarenin tüm Türkiye'de bilindiği, herkes tarafından bilinen ve davacılar ile özdeşleşen bir ibareden davalıların haberdar olmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların tescilinin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy