MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2013/56-2013/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2008/35104 sayılı "AHMEDİYE+şekil" ibareli markasını dayanak göstererek itirazda bulunduğunu, itirazın TPE YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek marka başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalının markasının arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, enstitü işlem ve kararlarının usule ve KHK hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu markaların başvurudan çıkarılan mallar yönünden benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin markası ile dava konusu başvurunun ve çıkartılan malların benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ortalama tüketicilerin, sık kullanılan, nisbeten ucuz, günlük alışverişe dahil gıda maddelerinden oluşan çekişmeli aynı mallar üzerinde görecekleri "..." ibareli başvuru ile işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim olarak oldukça benzer bulunan, redde mesnet "..." ibareli markayı taşıyan mallar ile aynı işletmeden veya ekonomik, ticari ya da idari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması kaçınılmaz olup, aynı değerlendirmelerle tesis edilen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, KHK'nin 8/1-b hükmü uyarınca ulaşılan sonuç itibariyle, davalının fiili kullanımları ve 8/3 hükmü çerçevesinde ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy