MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2013 tarih ve 2008/513-2013/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ile dava dışı ... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti. arasında 10.01.2001 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet limitleri yazılı olmadığı için söz konusu kefaletin geçerli olmadığına mahkeme kararıyla hükmedildiğini, yine bu sözleşme kapsamınada gayrimenkullerini ipotek olarak verdiklerini, müvekkillerin kefaletinin geçerli olmaması nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığı kesinleşmiş iken davalı sanki kefillikten bağımsız bir borç varmış gibi ipoteği paraya çevirmeye çalıştığını, müvekkillerin davalı tarafa sözleşmedeki kefaletten başka herhangi bir borcu olmadığını, kefalet ilişkisinin de mahkeme kararı ile sona erdiğini ileri sürerek takdir edilecek teminat karşılığında satış işleminin tedbiren durdurulmasına, davalı tarafa müvekkillerinin borcunun olmadığının tespiti ve hukuka aykırı takibin iptali ve ipoteğin fekkine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıların maliki olduğu gayrimenkul üzerine ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin acentelik muamelelerinden mütevellit mevcut ve atiyen tahakkuk edecek borçlarına karşılık 50.000 TL bedelle 1. dereceden ipotek tesis edildiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/863 Esas, 2004/591 Karar sayılı ilamı ile tespit edilmiş alacağının tahsili için ipotek belgesine dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, icra takibinin davacının iddia ettiği gibi kefalet ilişkisine dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takibe konu olan ipoteğin acentelik sözleşmesinden bağımsız olarak verildiği, ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere dava dışı şirketin borcunun teminat altına alındığı, davacıların sözleşmedeki kefaletleri geçersiz olsa bile ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere takip konusu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy