MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolay... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 gün ve 2014/11-2014/201 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile kayınbiraderi olan diğer davalının davalı şirketin %50'şer hisse ile ortağı olduklarını, müvekkili ile eşi arasındaki boşanma davası bulunduğunu, davalının müvekkiline bilgi vermemeye başladığını, taraflar arasındaki kavgalar nedeniyle ceza davaları açıldığını, güven ilişkisi kalmadığını, şirketin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının müvekkiline ve ailesine yönelik hareketlerinin karşılıklı güveni ortadan kaldırdığını, 6102 sayılı TTK'nın 573. maddesi ile limited şirketlerin bir gerçek kişi tarafından kurulmasının mümkün hale geldiğini savunmuş, fesih yerine davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların yakın akraba oldukları aralarında ailevi sorunlar yaşandığı, ceza davaları açıldığı, davalı, davacının ortalıktan çıkartılmasını talep etmiş ise de, şirketin ekonomik geleceğinin bulunmadığı, kârlılığın düştüğü, şirketin devamının taraflar arasında mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı ...' a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan davalı ... yönünden dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup bu davalı aleyhine hüküm kurulmamıştır. Bu itibarla, mümeyyiz davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, temyiz harcı davalı ...'tan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/11/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı limited şirket iki ortaklı olup, ortakları olan davacı ile davalı ... şirkette eşit paya sahiptir.
Fesih ve tasfiye davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekir. Ancak, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, iki ortaklı şirketlerde, şirketi diğer ortağın temsil ettiği ve bu ortağa husumet yöneltildiğinde, husumet yönünden bir usulsüzlük olmadığı kabul edilmektedir. (Dairemizin 02.07.2009 gün, 2008/4490 E. 2009/8157 K. sayılı ilamı)
Yine Dairemiz uygulamalarına göre, iki ortaklı şirketlerde davalı tarafta diğer ortağın gösterilmesi halinde, davanın şirkete açıldığının kabulü ve yargılama gideri ve vekalet ücretinden de şirketin sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği, davalı ortağın kişisel olarak sorumlu tutulmasının hatalı olduğu kabul edilmektedir. (Dairemizin 06.03.2012 gün, 2010/4203 E, 2012/3275 K. sayılı ilamı.)
Somut olayda, davalı olarak hem feshi istenen şirket, hem de diğer ortak davalı olarak gösterilmiş, mahkemece de, Dairemiz içtihatlarına uygun olarak, davalı ortak yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, kararı davalı ortak vekili temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde, davalı şirket ile temyiz eden davalı ortağın adresi, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... olarak gösterilmiş, her iki davalıya da, dava dilekçesi ve duruşma günü, aynı adreste, aynı kişiye (...e) tebliğ edilmiştir. Yine, davalı şirkete gerekçeli karar da, aynı adreste, aynı kişiye tebliğ edilmiştir.
Davalı şirket adına, davalı ortağın vekilinden başka duruşmalara katılan olmamış, ayrıca şirket adına cevap dilekçesi de verilmemiştir.
Davalı ortak vekilinin temyiz itirazlarının içeriğinin de, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin karara yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı ortak vekilinin temyiz itirazlarının davalı şirket adına yapıldığı ve mümeyyiz davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle, Dairemizin sayın çoğunluğunun, mümeyyiz davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı yönündeki bozma kararına katılamıyorum.13.11.2014