MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2012/88-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... (... Bank A.Ş'den üstlenen sıfatıyla) vekili ile davalı ... İflas İdaresi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ... şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, ... A.Ş.'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 26.237,17 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
... Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... Ltd.’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı ... Bank A.Ş. (... A.Ş– ...bank A.Ş) tarafından davacı ... onun durumundaki Diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları, davalı ...’in eyleminin aynı zamanda TTK 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, yine TTK'nun 321/son maddesinde de temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlanmış olduğu görülmekle ... dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatiyle bu davalılar hakkında da istemin kabulüne karar vermek gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.840,00 TL ile 19.200,00 TL'nin 19.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ... Bank adına borcu üstlenen ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, ... ... Bankacılık Ltd. Şti. hakkındaki dava daha önceden atiye terk edilip bu karar temyiz incelemesi ile kesinleşmiş olduğundan bunun hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... (... Bank A.Ş.'den üstlenen sıfatıyla) vekili ile davalı ... İflas İdaresi temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Dava, off shore hesaba yatırılan ve off shore bankasından tahsil edilme olanağı bulunmayan paranın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilen davalı ...'in ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, iflas idaresi memurlarına tebligat yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen sıfatı ile kararı temyiz eden ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ... hakkında tesis edilen hükmün ONANMASINA ; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy