MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 gün ve 2011/387-2012/522 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.02.2014 gün ve 2014/1444-2014/3546 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, dava dışı ...'ın davalı banka ile imzaladığı tüketici kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, buna rağmen davalı banka çalışanları tarafından kredi sözleşmesinde tahrifat yapılarak kendisinin asıl borçlu, dava dışı ...'in de kefil olarak gösterildiğini, ayrıca sonradan kefil olarak dava dışı ...'in de eklendiğini, anılan kişinin davacı ve kredi sözleşmesinde kefil olarak görünenlere karşı, kredi sözleşmesinde taraf olmadığı halde imzasının sahte olarak atılarak kefil yapıldığı gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu ve bu sebeple davacının özel evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılandığını, bu davada beraat etmiş olsa da yargılama nedeniyle işinden çıkarıldığını, maddi durumunun bozulduğunu, bankaların kara listesinde yer aldığını, kredi alamadığını, psikolojik olarak rahatsızlandığını, bu rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünü ileri sürerek 1.000 TL maddi tazminatın ve 50.000 TL manevi tazmiantın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat olarak talep ettikleri 1.000 TL'nin 480,00 TL'sinden feragat etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy