MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/82-2014/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının alçak gerilim kontaktörü adlı ürüne 12.09.2001 tarihinde 2001 01819-9 tescil numarasıyla tasarım tescili aldığını, tescili 07.10.2011 tarihinde ikinci kez yenilediğini, ... kataloğunda dava konusu tasarımın başvuru tarihinden önce aynısının kamuya sunulduğunu, katalogdaki mini kontaktörler sebebiyle davalının tasarımının yenilik unsuru taşımaması nedeniyle tescil ile korunamayacağını, dilekçeye ekli olarak sundukları uzman görüşü ek raporunda bu minik kontaktörün tasarım başvuru tarihi itibarıyla ayırt edici olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalının 2001 01819-9 nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, dava konusu tasarımın davacı tarafa ait ... kataloğunda yer alan ... kodlu ürün karşısında yeni ve ayırt edilecek özelliğine sahip olmadığı, hükümsüzlük şartının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıya ait 2001 01819-9 nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, disiplin para cezasına yönelik talebin şartları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy