MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2014 tarih ve 2013/65-2014/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin masasından müvekkile ait 3.000,00 TL bedelli çeki gizlice alarak nakde çevirdiğini, çek bedeli ödenmeyince çeki en son elinde bulunduran firma tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin çek bedelini ve açılan ceza dosyası kapsamında vekalet ücretini ödemek zorunda kaldığını, yine çek bedelini tahsil edememesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek toplam 8.200,00 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar erilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, çekin hatır çeki olarak verildiğini, davacının iftira suçundan mahkum olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacının çek bedelini tahsil edememesi sebebiyle 3.000,00 TL ve üçüncü kişiye icra takibi kapsamında yaptığı ödeme sebebiyle 920,00 TL olmak üzere toplam 3.920,00 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.920,00 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hatır senetlerinin hukuki sebeplerini teşkil eden hatır anlaşmasının iki tarafa borç yükleyen bir borçlar hukuku akdi olmasına ve bu nedenle zamanaşımı definin reddinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacının dava konusu çeki hatır çeki olarak verdiği kabul edildiğine ve davacının bu çeke binaen yaptığı ödemeyi davalıdan talep edip, işbu dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat edilemediğine göre, dava tarihinden itibaren temerrüd faizine hükmedilmesi gerekirken çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının b bendinde yer alan ''05/02/2009 tarihinden'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ''dava tarihinden'' ibaresinin eklenmesine, kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.