MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/03/2014 tarih ve 2013/358-2014/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “degussa ve “degussa ...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markalar ile davalı markalarının benzer olduğunu, müvekkiline ait markaların tanınmış markalar olduklarını, aynı adı taşıyan alan adı ve ticaret unvanlarının bulunduğunu, markaların tüketiciler nezdinde çağrışım yaratabileceğini ve davalının markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceğini, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markası ile davacı markasının kapsadıkları sınıfların farklı olduğunu, davacının “degussa” markasının Türkiye'de tanınan bir marka olmadığını ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mankemece bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı markasının menşei ülke olan Almanya ve ...'ya üye bir kısım ülkelerde tescilli olduğu, davalının bu ibarelerin bire bir tescil isteminde bulunmasının kötü niyete işaret ettiği, davacı firma ile aynı alanda da faaliyet gösterdiği anlaşılan davalının, davacının markasından haberdar olmadığını savunmasının hayatın olağan koşulları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'in 2010-M-4658 sayılı kararının itiraz olunan tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalı şirket adına tescil olunan 2009/05245 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı TPE'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy