MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2013 tarih ve 2013/163-2013/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Başkanlığının 13.02.2004 tarih/13 sayılı kararı ile ... Grubuna ait şirketlere müvekkili kurum tarafından el konulduğunu, ...Holding A.Ş.'nin de bu ... tarafından yönetim ve denetimine el konulan şirketlerden biri olduğunu, ...Holding A.Ş. adına ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/297 Esas sayılı dosyası ile açılmış olan dava konusu alacak ile ilgili açılmış ve açılacak davalardaki ipotek ve sair rehin hakları da dahil tüm hak ve alacakların ferileri ile birlikte ... ile ... Hiz. A.Ş. arasında yapılan 01.05.2007 tarihli temlik sözleşmesine istinaden müvekkili kurum tarafından devir ve temlik alındığını, ...Holding A.Ş.'nin 20.02.2007 tarihinde yapılan 2002, 2003, 2004, 2005 ve 01.02.2006-30.09.2006 faaliyet yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında, şirket genel kurulunun (5) nolu kararı ile şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyeleri hakkında mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalının da yönetim kurulu üyelerinden birisi olduğunu, sorumluluk davasının ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/297 Esas sayılı dosyası ile açılmış olup, davalının dava tarihinden önce öldüğünün anlaşıldığını, murisin yasal mirasçıları olan ..., ... (...) ve ...'a işbu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, şirketin uğradığı zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 7.451.615,00 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin yasal süresi içerisinde mirası reddettiklerini ve davada taraf sıfatlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; Hasan Sinan Yavaş mirasçıları olan davalıların mirasın reddine yönelik olarak ayrı ayrı açtıkları davaların kabulüne karar verildiği ve verilen kararların kesinleştiği gerekçesiyle, ölü davalının mirasçısı olan davalılar hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy