MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 gün ve 2012/299-2013/112 sayılı kararı reddeden Daire’nin 17/03/2014 gün ve 2013/15382-2014/5111 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sağlık sigorta poliçesiyle sigortalı ...'un davalıya ait marketin sebze bölümünün ıslak ve buzlu olması nedeniyle düşerek yaralandığını, tedavi giderinin ödendiğini ileri sürerek, 8.714,23 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, duruşmada ise davadan sonra ödenen 7.136,54 TL yönünden davanın konusuz kaldığını, bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, bakiye 1.577,69 TL yönünden davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekili, olayın markette gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, sebze bölümünde buzlanma olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının, sigortalının markette yaralandığını ispatlaması gerektiği, dosyada buna ilişkin somut belge ve tutanak bulunmadığı, sadece sigortalının olaya ilişkin olarak davacıya sunduğu yazılı belgenin olduğu, konusuz kalan kısım itibariyle de haklılığın ispatlanamadığı, buna rağmen yargılama sırasındaki ödeme nedeniyle konusuz kaldığı, davalının bu miktar yönünden dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle, 7.136,54 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 1.577,69 TL yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 17.03.2014 tarihli ilamıyla temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiş, işbu ilama karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece 7.136,54 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 1.577,69 TL yönünden ise ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce hüküm altına alınan kısım temyiz sınırının altında kaldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf karar verilmesine yer olmadığına karar verilen 7.136,54 TL yönünden de temyiz isteminde bulunmuş olup, anılan husus temyiz incelemesinde nazara alınmadığından karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.03.2014 gün ve 2013/15382 Esas, 2014/5111 Karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ilamının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalının davadan sonra herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmeksizin ve icra takibi olmaksızın yapmış olduğu ödeme, borç sebebini ve ödeme yaptığı tutarda borcu kabul ettiği anlamına gelmekte olup, bu nedenle davanın ispatlanamadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir.
Bu itibarla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tazminat miktarının ne oranda olduğu noktasında toplandığı kabul edilerek, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp dava konusu olay nedeniyle oluşan tazminat belirlenerek, eğer davalı tarafından ödenen 7.136,54 TL'den fazla bir miktar tespit edilirse anılan miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, dava tarihi itibariyle işbu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği nazara alınarak, ödenen 7.136,54 TL yönünden kendisini davada vekille temsil eden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle davalı yararına vekalet ücreti verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.03.2014 gün ve 2013/15382 Esas, 2014/5111 Karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ilamının kaldırılmasına, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy