Taraflar arasında görülen davada verilen 17/09/2012 gün ve 2011/246-2012/170 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.09.2013 gün ve 2012/17797 - 2013/15780 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında, davalı ...'nın 2009/42597 sayılı ve unsurlu marka başvurusuna, başvurunun yayınını müteakip müvekkilinin unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın nihai olarak sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin tam üyesi ve tek temsilcisi olduğunu,logosu ve isminin korunması hakkının müvekkiline verildiğini, başvuru markasının tescili halinde bu markanın aldatıcı ve haksız olarak kullanılacağını ileri sürerek kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy