Taraflar arasında görülen davada Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2014 tarih ve 2014/18-2014/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin numaralı isimli gemide baş makinist olarak aylık 6.000 USD ücret ile çalışmaya başladığını, müvekkilinin maaş alacağı, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle hak kazanılan bakiye süre alacağı, yol masrafı, prim ve izin alacaklarının davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin alacaklarının tahsili amacıyla sayılı dosyası üzerinden taşınır rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek 2012/28904 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'de az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; davacının, yabancı bayraklı gemide belirli bir süre hizmet sözleşmesine bağlı olarak çalışan gemide çalıştırılan diğer kişilerden olan baş makinist ,davalının ise, gemi adamlarının hizmet sözleşmesinden doğan alacaklarından sınırsız olarak sorumlu olan donatan olduğu,dolayısıyla taraflar arasındaki temel ilişkinin hizmet aktinden kaynaklandığı, hizmet sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun düzenleme alanına girdiği, davaya konu geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle Deniz İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, davacının taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yapmış olmasının mahkemenin görevini tayinde etkili olmayacağı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy