MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2012 gün ve 2011/435-2012/239 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/10/2013 gün ve 2013/2682-2013/18483 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2009/70844 sayılı ve "dataprofil napolyon..." unsurlu marka başvurusuna, başvurunun resmi markalar bülteninde yapılan yayına müteakip, davalının KHK'nın 8/1 (b) m. uyarınca 2009/53213 sayılı ve "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun ... ...'nın 2011-M-3935 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkiline ait markalar ile davalı markasının benzer olmadığını, müvekkilinin karar sebebiyle mağdur olduğunu ileri sürerek ... kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlara göre, davacı başvurusuna konu marka ile davalının tescilli markasına konu hizmetlerin birebir aynı tür olduğu, her iki markanın da "..." ibaresini ayırt edici unsur olarak benimsediği, davalının önceden tescilli "..." ibareli markasını gören, bilen, test eden ortalama tüketici kitlesinin, sonradan aynı hizmetleri pazarlayan başka bir işyerinde davacının markasını gördüklerinde derhal her iki markanın aynı ya da aralarında bağlantı bulunan birden fazla ticari işletmelere ait olduğunu düşünme ihtimalinin yüksek olduğu, davacı başvurusu kapsamında yer alan "dataprofil" ibaresi ile logo unsurunun markaya farklı marka algısı yaratacak düzeyde olmadığı, "..." ibaresinin markada birden fazla ve vurgulu şekilde yer aldığı dikkate alındığında, bütüncül intiba açısından davacı başvurusuna konu markanın tescil olunmasının KHK'nın 8/1( b) m. uyarınca davacı markasının karıştırılmasına yol açabileceği, başvurunun reddine dair ... ... kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır. .../...
Asıl ve birleşen davanın davacısı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy