MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2012 gün ve 2011/422-2012/318 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/03/2014 gün ve 2012/13364-2014/4682 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın C-130 Modernizasyonu ve ... Projesi'nde işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin olmak üzere 11.05.2004 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, edimlerini yerine getirdiğini davalı şirketin sözleşme dahilinde yer alan ... Projesi ile ilgili olarak ...A.Ş. ile sözleşme imzaladığını, danışmanlık hizmeti gereği davalının ücret ödemediğini ileri sürerek şimdilik 10.000 USD'nin faizi ile tahsiline karar verilmesine talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davacı adına davayı açan şahsın vekil bulunmadığını, yabancı olması nedeniyle teminat göstermek zorunda olduğunu, sözleşmenin en az iki yetkilinin imzasını taşımaması nedeniyle müvekkilini bağlamayacağını, sözleşmenin şirket tarafından benimsendiğine dair belgenin bulunmadığını davacı tarafından davalının ...A.Ş. ile sözleşme imzalaması için herhangi bir hizmet ve çalışması bulunmadığını bu hususun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, davalının davacı adına 12 adet fatura düzenlediğini, bu faturalardan 5 adedinin sözleşmeden öncesine ait olduğunu ve dava konusu ... Projesi ile ilgisinin bulunmadığını, diğerlerinin tarihlerinin sözleşmeden sonra olduğu, ancak bu faturaların tanımında da "muhtelif ülkelerde yapılan pazar araştırması" gösterildiği, sözleşmedeki proje ile doğrudan bağlantısının kurulmadığı, dava dışı MSB yazısından davalı firmanın ... Projesi kapsamında alt yüklenici olarak görev yapmakta olduğu, adı geçen projenin sözleşme öncesi ve sözleşme imzası sonrası aşamalarında davacı şirket çalışanları, danışmanları ve/veya yetkililerinin davalı firmayı temsilen herhangi bir hizmette bulunmadığının bildirildiği, her ne kadar davalı sözleşmede kendileri adına tek imza atılı olduğunu ve sözleşmenin geçersiz bulunduğunu iddia etmiş ise de, davacı ile uzun zamandır bu şekilde çalıştıkları, ticari ilişkileri olduğu, davacı tarafından düzenlenen dava dışı faturaların defterlerine kaydedildiği, ödemelerin yapıldığı ve davacı tarafa güven verildiği anlaşıldığından sözleşmenin geçersizliği iddiası yerinde görülmediği, ancak davacının
taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı ile ...A,Ş. arasındaki sözleşmeye konu ... Projesi kapsamında davalıya gerek sözleşme öncesinde, gerekse sözleşme sonrasında danışmanlık hizmeti verdiğini usulüne uygun şekilde yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11/03/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.