MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2012 gün ve 2011/442-2012/249 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/03/2014 gün ve 2012/17019-2014/5808 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından maddi hatanın düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve maddi hata düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin de ortağı olduğu davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin oy çokluğu ile alınan 05.01.2003 tarihli 25 nolu kararın yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak, davanın reddini savunmuş ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, TTK'nın 513/1.maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek bir nisap öngörülmemiş ise sermayenin 2/3 temsil eden ortakların kararıyla değiştirebileceği, ana sözleşmede sözleşme değişikliğinin yapılabilmesi için bir nisabın belirlenmediği, belirlemenin yalnızca sermaye arttırımının yapılmasına yönelik kararlarda oy birliği şartının arandığı, fakat ana sözleşmenin sermaye arttırımında oy birliği aranmasına yönelik ibarenin değiştirilmesinin ana sözleşme değişikliği olduğu, dava konusu ortaklar kurulunca alınan kararın ana sözleşmenin 13. maddesindeki toplantı ve karar nisabı değişikliği ile alınmış bir karar olduğu, oyçokluğu ile ve TTK'nın 513. maddesinin aradığı toplantı ve karar nisabı sağlanmak suretiyle alınan kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 25.03.2014 günlü ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mülga TTK'nın 384. maddesi kapsamında davacının kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer, davacı vekilinin ise HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece verilen kararın taraf vekillerince temyiz edildiği, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapıldığı, yapılan inceleme sonucu kararın onandığı ve davalı vekilinin duruşmaya katıldığı anlaşılmakla davalı taraf yararına duruşma vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken sehven bu hususta karar verilmemiş olması maddi hata niteliğinde olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz incelemesi sonucu verilen Dairemizin 25.03.2014 günlü ilamının sonuç kısmına davalı yararına vekalet ücreti hükmünün eklenmesine, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, bu ilamın 25.03.2013 gün, 2012/17019 esas, 2014/5808 karar sayılı ilamın eki sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.03.2014 günlü, 2012/17019 Esas-2014/5808 sayılı kararının sonuç kısmına “ONANMASINA” ibaresinden sonra gelmek üzere “takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine işbu ilamın tarih ve sayısı belirtilen ilamımızın eki sayılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.