MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/34-2014/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, dava dışı Mahmut Ünal isimli kişinin davalı banka nezdinde bulunan 50.000 TL'lik borcuna kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine kendisinin faiziyle birlikte 68.000 TL olarak davalı bankaya ödediğini oysa, dava dışı bu şahıs tarafından kesilen çeklerin karşılıksız çıkmasına yönelik bir kefaletinin bulunmadığını, davalı bankanın haksız yere dava dışı şahsın kestiği çeklerin karşılıksız çıkmasında da kendisini sorumlu tuttuğunu ileri sürerek, çek bedelleri olan 7.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili yargılama sırasında dava konusunu ıslah ettiklerini beyan ederek, davalı banka tarafından mevduat rehni olarak uygulanan 6.320,00 TL blokenin kaldırılarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı...Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden şirkete ticari kredi kullandırıldığını ve çek karnesi düzenlendiğini, davacının da işbu kredi ilişkisinden hem ipotek borçlusu, hem rehin veren, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacının kredinin teminatı olarak adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis ederek, şirketin doğmuş ve doğacak tüm borç ve risklerinin 100.000 TL'ye kadar olan kısmını müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi üstlendiğini, kredi ilişkisi sürecinde dava dışı kredi borçlusu şirketin kullandığı taksitli ticari kredi borcu ve keşide ettiği karşılığı bulunmayan çek yaprağından dolayı hamile ödenmek zorunda kalınan bedel tahsil edilerek kredi borçlusundan olan muaccel alacakların tasfiye edildiğini, daha sonra sonra davacının 3167 sayılı Yasa'dan kaynaklı müvekkilinin riski için 01.10.2010 tarihli nakit teminat için bloke ve rehin teminat mektubu ile hesabındaki bedeli müvekkiline rehnettiğini ve davacının talebi üzerine müvekkilinin kredi borçlusu şirketten henüz doğmamış müeccel alacağına/riskine karşılık davacının hesabındaki bedelin müvekkili bankaya rehnedilerek taşınmazı üzerindeki ipoteğin fekkedildiğini, davacının müvekkilinin alacaklarından kaynaklanan sorumluluğu devam etmekte olup, sadece teminatın niteliğinin değiştiğini, çeklerden kaynaklanan riskin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 13.03.2006 tarihli resmi senet akit tablosu ile adına kayıtlı taşınmazları dava dışı ...Ltd. Şti.'nin risklerini teminen 100.000 TL bedelle ipotek verdiği, dava dışı şirketle imzalanan 10.03.2006 tarih ve 50.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine dava dışı Mahmut Ünal ve Serdar Ünal'ın aynı bedelle kefil olduğu, davacının kefaletinin bulunmadığı, davacı ile davalı banka arasında 01.10.2010 tarihli 6.500 TL bedelli mevduat rehni sözleşmesi yapıldığı ve bu tutarın bloke edildiği, anılan tutarın dava dışı...Ltd. Şti'nin risklerini temin ettiği, Manisa 3. Noterliği'nin 27.08.2010 tarihli ihtarnamesi ile 336223 numaralı çekin yasal yükümlülük tutarına ilişkin 202,50 TL ödeme yapıldığı, ayrıca 13 adet çek yasal yükümlülük tutarı olan 6.500 TL'nin depo edilmesinin talep edildiği, taksitli ticari kredi tutarının ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, ancak 68.800 TL teminat tutarı olarak finansman çeki kaydı olduğu, tesis edilen ipoteğin tüm doğmuş veya doğacak kredilerin teminatını teşkil ettiği, kefaletin söz konusu olmadığı, 6.500 TL bedelli mevduat rehni sözleşmesinin de tüm doğmuş veya doğacak kredilerin teminatını teşkil ettiği, bankanın riskinin sona erdiğine ilişkin kayıt olmadığı, sözleşmenin 56. maddesinde banka kayıtlarının münhasır delil olacağının kabul edildiği, dava dilekçesinde belirtildiği üzere Mahmut Uslu risklerinin söz konusu olmadığı, risklerin tamamen sona ermemesi nedeni ile mevduat rehni olarak bulunan 6.320 TL'nin de iade edilmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy