Taraflar arasında görülen davada verilen 14.12.2011 gün ve 2010/333-2011/428 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.09.2014 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2009/01898 sayılı başvuru ile ibaresini tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin ortağı ve müdürü olduğu Şti.'nin 06.06.2007 tarihinde kurulduğunu, ayrıca 2009/01899 sayı ile markalarının tescil edildiğini, itiraz eden şirketin tescilli bir markası bulunmadığını, ayrıca. ünvanını daha sonra kullanmaya başladığını ileri sürerek, 28.09.2009 tarih ve 2010-M-4138 sayılı kararın iptali ile markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 26.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bu defa davalı şirket vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak gelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy