MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2014 tarih ve 2013/100-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” isimli markayı dava dışı ... Kozmetik Gıda ve Doğal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.'den devraldığını, markanın deviralınan şirketçe maruf hale getirildiğini, müvekkilinin bu marka altında masaj jeli ürünlerini pazarladığını, davalının “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/240 esas sayılı dosyasında hukuka aykırı gerekçelerle müvekkiline ait markanın hükümsüzlüğü ve terkinine karar verilmesi istemli dava açtığını, üçüncü şahıslara ve tüketicilere kendi markasını taşıyan ürünlerin gerçek ürün olduğuna dair beyanlarda bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince dava açılmakla Anayasa'dan kaynaklı hakkın kullanıldığını, bunun haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, müvekkilince açılmış ve derdest hükümsüzlük davasının bulunduğunu savunarak davanın reddini reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın; 5.2.2014 tarihli celsesinde taraflarca takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK'nın 150. maddesinde belirtilen sürede yenilenmediği gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.