MAHKEMESİ :....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2013/149-2014/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...+şekil" ibareli markasının 18, 24 ve 25. sınıflarda tescili için TPE'ye yaptığı başvurunun davalıya ait "...+şekil" ibareli marka mesnet gösterilerek kısmen reddedildiğini, davalı markasının 25. sınıf emtia üzerinde kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasının pantolon emtiası dışında ciddi pazar payı yaratacak biçimde kullanılmadığı, pantolon üzerindeki kullanımda da markanın şekil unsuruna yer verilmediği, markanın kullanıldığından söz edebilmek için kullanımın ayırtedici unsuru değiştirilmeksizin gerçekleşmesinin gerektiği, markanın ayırt edici unsurunun sadece "..." sözcüğü olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı kullanımın 556 sayılı KHK'nın 14/2-a. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 138940 nolu markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 2013/147 E- 2014/75 K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca markaların kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy