MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2014 tarih ve 2012/764-2014/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...Beldesi Belediye başkanlığı ile 01/01/2012 tarihinde belediye sınırları içerisindeki binaların asansörlerine işletme ruhsatı verilmesi ve yıllık periyodik kontrolleri hakkında iş birliği protokolü imzalandığını, ancak davalı şirketin Alanya Belediyesi başta olmak üzere yöredeki diğer belediyeler nezdindeki görüşmelerinde TSE zaten bu işi yapamıyor yeterli alt yapısı yok, İstanbul başta olmak üzere yetki aldığı belediyelere devretmek için bize teklif yapıyor gibi gerçek dışı isnatlarda bulunduğunu, bunun müvekkilin Alanya temsilcileri ve personeli tarafından şifahen aktarıldığını, ... Belediyesi tarafından 13/06/2012 tarih 538 sayılı yazı ile sözleşmenin feshedildiğini ve işin davalı firmaya verildiğinin bildirildiğini, davalının haksız fiil ve eylemleri ile ve yanıltıcı beyanları vererek haksız rekabet hükümlerini ihlal ederek müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını, gelir kaybına neden olduğunu ve ticari itibarını zedelediğini, bu şekilde müvekkilinin potansiyel müşterile ile sözleşme imzalanmasının engellendiğini, imzalanan sözleşmelerin de feshine neden olunduğunu, davalının TTK 55. maddesine aykırı hareket ettiğini, yine BK 56,57, ve 58. maddeleri gereğince sorumlu olduğunu, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin asansör muayene ve kontrollerini yapmaya yetkili akredite bir kuruluş olduğunu ve Türkak tarafından da düzenli bir şekilde denetlendiğini, bu amaçla bilgilendirme çalışması yaptıklarını ve yapılan bilgilendirmeler sonucunda ... Belediye başkanlığı ile protokol imzalandığını, belediyece bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığının yazısı üzerine protokol TSE ile yapılan protokolün belediyece iptal edildiğini ve işin müvekkil kurumca devamına yönelik karar alındığını, zira aynı işin müvekkili kurumca daha uygun fiyata yapıldığını, belediyenin davacı ile imzaladığı protokolü iptal etmesi nedeninin tamamen ücret ve verilen hizmet kalitesi sebebine dayandığını, bunun
dışında müvekkili tarafından rekabet kuralına aykırı kötüleyici herhangi bir eylemin söz konusu olmadığını, davacının protokolün iptalinden ötürü varsa zararını belediyeden istemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dinlenenen tanıklar ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; davacı ile ...Belediye Başkanlığı arasında 01/01/2012 tarihinde ... Belediyesi sınırları içerisindeki binada asansörlerine işletme ruhsatı verilmesi ve yıllık periyodik kontrolleri hakkında iş birliği protokolü imzalandığı, yine aynı belediye tarafından aynı yönde davalı şirketle 30/3/2012 tarihinde bir başka protokol imzalandığı, ancak ... Belediye Başkanlığı tarafından 31/05/2012 tarihinde alınan encümen kararı ile bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığının yazısı uyarınca söz konusu iş hakkında yalnızca bir adet muayene kuruluşu ile iş birliği yapılabileceği, birden fazla kuruluşa yetki verilmesinin yönetmeliğe aykırılık oluşturduğundan bahisle davacı firma ile olan protokolün feshine karar verildiği, bundan dolayı davacı tarafından davalı şirket aleyhine haksız rekabete dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ancak alınan tanık beyanlarına göre davalı şirketin rekabet kurallarını ihlal edici, davacı şirketi kötüleyici, küçük düşürücü nitelikte, sorumluluğunu ortaya koyan herhangi bir fiilinin tespit edilemediği, bu yönde davacının davasını ispatlayamadığı, söz konusu feshin Belediye tarafından Bakanlığın yazısına dayandırıldığı ve Belediye tarafından da bu yazı gereğince davacı şirket ile olan protokolün fesh edildiği, sözleşme hükümleri incelendiğinde davalı tarafça da iddia edildiği üzere davalı şirketin daha düşük teklifinde bulunduğu, sonuç olarak davalı şirketin sorumluluğunu doğurur kusuru ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy