MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.02.2014 tarih ve 2013/520-2014/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 26.09.2006 tarih ve 12 O 251/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Evrakın Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre, tenfize konu ilamın diplomatik yolla tebliğinden değil adi posta yoluyla tebliğinden itibaren hatta kararın postaya verildiği tarihten itibaren karara itiraz süresi işletilerek, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 12. Sivil Hukuk Dairesi'nin 26.09.2006 tarih ve 12 O 251/06 sayılı kararıyla davalının 29.06.2006 tarihli gıyabi karara yaptığı itirazın reddine karar verilmesinin davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlamına geleceği, adı geçen sözleşmenin 10. maddesindeki "adi posta yoluyla tebliğ usulü"ne Türkiye çekince koyduğundan bu yolla tebliğ halinde ilamın usule uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş olacağı, bunun da MÖHUK'nun 52. maddesi gereğince tenfiz engeli sayılacağı, mahkemenin davalının itirazının süresinde olmadığından reddine dair kararının kanun yoluyla ... iç hukuku bakımından denetlenmesi mümkün değil ise de, bu durum davalının savunma hakkının kısıtlandığı anlamına geleceğinden 5718 sayılı MÖHUK'nun 54/ç maddesi gereğince tenfize engel olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy