Taraflar arasında görülen davada verilen 21/04/2014 tarih ve 2013/226-2014/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , müvekkiline ait teknenin uğradığı zarar sebebiyle tekneyi sigortalayan davalı hakkında sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu, komisyonun kararının doğru olmadığını, gerekli araştırma yapılmadığını, teknenin bağlı olduğu yerin görülerek poliçenin düzenlendiğini, buna göre poliçe priminin belirlendiğini, teknenin tüm bakımlarının yapıldığını belirterek söz konusu sigorta tahkim heyetinin kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının HMK'nın 439/2. maddesinde sınırlı sayıda sayılan iptal sebeplerine dayanmadığını, hakem kararının olayın oluşuna ve sigorta hukukuna uygun olduğunu, zararın teminat dışında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; yapılan inceleme sonunda;davanın, sigorta tahkim komisyonunun verdiği kararın iptali talebine ilişkin olduğu, davalı tarafından sigortalanan davacıya ait teknenin batarak hasar gördüğü, HMK'nın 439/1 maddesi ile, "hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir" hükmü getirilmiş ise de 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesine göre, "tahkim sistemi kapsamında verilen hakem kararlarına karşı ancak temyiz yoluna gidilebileceği..." kabul edilmiş olup, dava konusu talep, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara ilişkin olduğundan karara karşı başvuru yolunun 5684 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda dava konusu hakem kararına karşı başvuru yolunun "temyiz" olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy